12.03.2013

                                                                

     TÜRKAV- KASTAMONU ŞUBESİ
BASIN AÇIKLAMASI:

“İSTİKLÂL MARŞIMIZ FELAKET GÜNLERİNDE YAZILDI, SÜKÛNET GÜNLERİNDE İLELEBED OKUNACAK”
Milli marşlar, milletlerin birliğini sağlayan ve yaşatan temel öğelerdendir. İstiklal Marşı, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini ölümsüzleştiren, Türklüğü ortak düşünce ve değerler düzleminde buluşturan eşsiz bir yapıttır. İstiklal Marşı, Türkiye’nin düşman işgaline uğradığı felaket günlerinde hazırlandı. Bu marş özlü dizeleriyle Türk milletinin vatan ve bayrak sevgisini, bağımsızlık ülküsünü en güzel bir biçimde yansıtmaktadır.
Saldırgan düşmana karşı Anadolu’da tutuşturulan heyecanı koruyacak ve daha da güçlendirecek; milli direniş ruhunu her zaman canlı tutacak bir marşa ihtiyaç hisseden devlet adamları, bu konu üzerinde kafa yormaya başladılar. Marşı yazmak ise devrin güçlü kalemi ve gönül adamı Mehmet Akif’e düştü.
Hunlardan Göktürklere; Uygurlardan Karahanlılara; Selçuklulardan Osmanlılara kadar Dünya üzerinde her zaman bir veya birkaç bağımsız devlete ve hatta Cihan imparatorluklarına sahip olmuş Türk Milletinin Anadolu’daki temsilcileri nasıl oldu da bağımsızlıklarını tehlikede görüp son bir kez daha silaha sarıldılar ve bağımsızlığı temsil edecek bir marş kaleme alma gereği duydular?
İşte burada önemli olan 12 Mart 1921 tarihi üzerinden 92 yılın geçtiği şu günlerde yukarıdaki sorunun cevabını verebilmek ve marşımızın yazıldığı günlere düşüren hataları tekrar etmemek;  “tek devlet, tek bayrak ve tek millet” sloganının arkasında milletçe topyekûn olarak durabilmektir.
İstiklal Marşı’nda ifade edilen mesajlar, günümüzde sadece Türk halkının ruhunu aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda geleceğe ışık tutup yol gösteriyor.

Bugüne kadar yazılmış ve bundan sonra yazılacak hiçbir marş İstiklâl Marşı’nın yerini tutamaz. İstiklal Marşı, Yeni Türk Devleti’nin yani Türkiye Cumhuriyeti’nin milli marşı olmayı yıllardır sürdürdü. Ve hep sürdürecek…

Doç. Dr. Cevdet YAKUPOĞLU
Türkav Şube Başkanı