YÜCE TÜRK MİLLETİ
“Egemenlik kayıtsız, şartsız, milletindir.” sözüyle tescillenen TBMM’nin 92. açılış yılını kutladığımız bu günlerde ne yazık ki; Atatürk’ün gençliğe hitabesinde; “…memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler…” diye işaret ettiği hal ve duruma gelmekten ziyadesiyle endişeliyiz. Türk Milleti’nin istikbalde yeni bir Kurtuluş Savaşı yaşamasını düşünmek bile istemiyoruz.
Ancak bu gidişin sonunda Türk Milleti’ni parçalamak, vatanı bölmek niyetinde bulunanlar da unutmasınlar ki; Türk Milliyetçileri sabır ve metanetle bu gidişin sonunu merak ediyor ve ne pahasına olursa olsun gerekirse Anadolu’yu yeniden fethe mecbur olduğumuzda her şeyimizden vazgeçerek mücadelede sınır tanımayacağımızı ve bundan kimsenin şüphe duymamasının altını çiziyoruz.
Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV) olarak;
-Azınlık vakıf mallarının iadesini,
-Azınlık gazetelerine Basın İlan kurumunca resmi ilanlar verilerek ekonomik destek olunmasını,
-Galata Rum İlkokulunun tapusunun Rum vakıflarına iadesini,
- Gökceada’da Rum Okulunun açılmasının izninin çıkması ve bu okullara kabul edilecek öğrencilerde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma zorunluluğunun kaldırılmasını,
-Büyükada’da bulunan Yetimhanenin Patrikhaneye verilmesini,
-Van Akdamar Kilisesine törenle haç dikip ibadete açılmasını,
-Trabzon’daki Sümela Manastırında ve Anadolu’nun her köşesinde ibadethane adı altında açılan kiliselerle ayinlerin serbest bırakılmasını,
-Heybeliada’daki tarihi belli “hain yuvası” Ruhban Okulunun açılması için sözler verilmesini,
*Ancak; yıllardır özlemini çektiğimiz Ayasofya’nın hala cami olarak ibadete açılamamasını,
*Binlerce masum vatandaşımızın katili PKK’ya destek sağlayan Peşmerge bozuntularına, AB ülkeleri ile ABD’ye herhangi bir yaptırımda bulunulmamasını,
*Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hala sahipsiz kalışını,
*Karabağ’da, Hocalı’da yapılan Müslüman Türk’ün katliamı unutularak Azeri kardeşlerimizi hiçe sayıp Ermenistan’ı memnun etme uğruna statlardan Azeri Türk bayraklarının toplatılmasını,
*En önemlisi de günden güne vatanın bölünmez bütünlüğü ile Türk Milleti’nin birlik ve beraberliğine kast edildiğini müşahade etmekte ve dehşetle izlemekteyiz.
Tüm bu yaşananlarla iktidar sahiplerinin kimlerin yanında, kimlere hizmette ve amaçlarının ne olduğu konusunu kamuoyunun takdirine bırakmaktayız. Biz biliyoruz ki tarih tarihinden ders almayan ahmak ve cahiller için tekerrür eder.
Bunca verilen tavizden sonra bu son olur umudunu taşırken 14 Nisan 2012 günü yapılan Darüşşafaka'nın olağanüstü genel kurulunda Türkiye cumhuriyeti Başbakanı’nın onayıyla tüzüğün 2. Maddesinin değiştirilmesi, Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü için, Türk Milletinin huzur, refahı ve kalkınması için var gücüyle mücadele eden Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV) mensuplarını derinden yaralamış konunun Aziz Türk Milleti ile paylaşılması mecburiyeti doğmuştur.
Özetle izah edildiğinde; 30 Mart 1863 tarihli Padişah fermanı ile çalışmalarına başlayan Darüşşafaka Cemiyeti savaşlar nedeniyle babasız kalan, maddi durumu kötü, yetenekli Müslüman Türk çocuklarına ilköğretim 4'üncü sınıftan itibaren parasız yatılı kolej eğitimi vermiş ve üniversitede burs sağlamıştır. Darüşşafaka Cemiyeti kurulduğu döneminde başta eğitim olmak üzere tüm alanlarda gayrimüslim halklarla rekabete girişmiştir. Darüşşafaka'nın kuruluş amacı "’Osmanlı toplumunda İslam unsurunun, modern yaşamın gerektirdiği bilgilerle donatılarak gelişmesi’dir. Darüşşafaka modeli eğitimde fırsat eşitliğini hedefleyen sosyal dayanışmacı yönüyle tarihimizde bir ilktir. Cumhuriyetin kurulması ile hızlanan sosyo-ekonomik değişime uyum sağlayarak eğitim görevini yerine getirmiştir. En önemli değişim 1955 yılında İngilizce eğitime geçilmesi ve 1971’de kız öğrencilerin de kabul edilmeye başlanması olmuştur.
Darüşşafaka Eğitim Kurumları 12 Nisan 2012 Tarihli kongreyle tüzüğün 2'nci maddesindeki Türk ve İslam olma şartını kaldırarak, Başbakanın ifadesiyle;“…Türk ve İslam olma şartını, 'Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı' olarak değiştiriyor, cemiyetin kapsama alanını böylece genişletiyoruz…” diyerek kapılarını azınlık çocuklarına da açmıştır.
2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren okula kabul edilecek 120 öğrencinin Müslüman Türklerden oluşmasının önü kesilmiştir. Bu değişikliği isteyenlerin amaçları Türkiye ve dünyanın en saygın ve en iyi eğitim kurumları arasında yer alan Darüşşafaka’nın da azınlıklara peşkeş çekilerek, şer odaklı hainlere güç kazandırıp bir kez daha Türk Milleti’ni yok saymaktır.
Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı üyeleri olarak bu ve benzeri oyunları bozacak gücün Türk Milliyetçileri olduğunu tüm kamuoyu ile paylaşır, elbet bu vebalin sorumlusunun iki cihanda da sorulacağı günlerin arefesini yaşadığımızı bir kez daha ve şair M.akif’in şiirinde dediği gibi ilanen duyururuz…
“””…Eyvah! Bu zilletlere sensin yine illet...
Ey derd-i cehalet, sana düşmekle bu millet,
Bir hale getirdin ki, ne din kaldı, ne namus!
Ey sine-i islam'a çöken kapkara kabus,
Ey hasm-i hakiki, seni öldürmeli evvel:
Sensin bize düşmanları üstün çıkartan el!...”””

TÜRKAV Genel Merkezi, TÜRKAV Şube Başkanlıkları ve Temsilcileri