KASTAMONU FATİHİ
ATABEY GAZİ
(HÜSAMEDDİN ÇOBAN BEY)


Günümüzden 800 yıl önce yaşamıştır.


Kastamonu'nun ilk fatihi Emir Kara Tekin Bey'in soyundan
geldiğine inanılır.
Kastamonu'yu Bizans'tan son defa kalıcı olarak fetheden Selçuklu
Türk komutanıdır. Yani Kastamonu Fatihi olarak bilinir.
Asıl adı Çoban'dır. İslâmî adı Hüsameddin'dir. Selçukluların
Bizans'a karşı Kuzey Anadolu'daki askerî üssü olan Kastamonu'da geniş
yetkilerle donatılmış olarak valilik yaptığı için kendisine Beylerbeyi/
Emirü'l-Ümera ünvanı verilmiştir. Selçuklu kaynaklarında Beylerbeyi
Hüsameddin Çoban Bey olarak, kendisinden saygıyla bahsedilir.
Selçuklu şehzadelerinin eğitimiyle meşgul olduğu için Atabey
unvanı almıştır.
Bizans'a karşı gerçekleştirdiği askerî harekâtlarda başarılı olduğu,
Müslümanlar adına Cihad ettiği için Gazi sıfatıyla anılmıştır. Kastamonu
halkı onu Atabey Gazi adıyla bilir ve minnetle, rahmetle anar.
O, Bizans'a karşı Kastamonu'nun batısında Bolu istikametinde
akınlarda bulunurken, emrinde Oğuz/ Türkmen boyları vardı. Bu boyların
içinde Kayı ve Bayat boylarının ismi daha fazla öne çıkmıştır.
--1--


Selçuklu sultanı I. Alâaddin Keykubâd'ın emriyle Sinop'taki Türk
donanmasının başına geçerek Kırım, Suğdak, Kıpçak Türkleri ve Rus
kabilelerinin üzerine sefere çıkmış; Cenevizlilerin elinden Suğdak
limanını/kalesini almış, Kıpçak boylarına ve Rus kabilelerine boyun
eğdirmiş, onları Selçuklu egemenliği altına sokmuştur. Karadeniz ticaret
yollarının güvenliğini sağlamış, bölgede Selçuklu rüzgârı estirmiştir
(M.1223-1227).
Kırım'da cami yaptırmış, Kadı (yönetici) tayin etmiş, kale komutanı
atamış, hayır hasenatta bulunmuş ve aldığı zengin ganimetlerle
Kastamonu'ya dönmüştür. Atabey Gazi, böylece Kırım ve Rusya Fatihi
unvanını da hak etmiştir.
Beraberinde getirdiği Kıpçak ailelerini Kastamonu, Sinop, Karabük
ve Bartın yörelerine yerleştirmiş, bunların gençlerini askere alarak onları da
Bizans'a karşı savaşa yönlendirmiştir.


Kastamonu'yu, Kale çevresinde küçük bir askerî garnizon olmaktan
kurtaran Atabey Gazi, gerçekleştirdiği imar faaliyetleri sonucunda
bugünkü Kastamonu şehrinin temellerini atmıştır. Kendi adına yaptırdığı
Atabey Gazi Camii ve Atabey Gazi Medresesi çevresinde iki ayrı mahalle
onun adıyla anılmıştır. Tosya yolu üzerinde de bir han/kervansaray
yaptırmıştır. Onun hizmetindeki devlet adamları da şehre yatırımlar
yapmışlardır. Dolayısıyla bu büyük Türk beyi, aynı zamanda Şehir
Kurucusudur.
Atabey Gazi, yaptırdığı eserlere, zengin gelirler ayırmış, bu eserlerin
halka iyi hizmet vermesini ve ayakta kalmasını sağlamıştır. Bazı köylerin
gelirlerini bu eserlere vakfetmiş/bağışlamıştır. Hatta, Medine'deki Hz.
Peygamber kabrinin bakımına harcanmak üzere para da göndermiştir.
Kastamonu yöresinde kimseyi aç açıkta bırakmayan Atabey Gazi,
Kastamonu'da Sosyal Devlet anlayışını ilk uygulayanlardandır.
Atabey Gazi, uzun bir ömür sürdükten sonra vefat etmiş,
Kastamonu'da Selçuklular adına kurduğu beyliğe ise zamanla
Çobanoğulları Beyliği adı verilmiştir. Selçuklu devlet hizmetinden hiçbir
zaman ayrılmayan bu Uc Beyliği'nin başına Hüsameddin Çoban Bey
(Atabey Gazi)'den sonra oğlu Alp Yörük ve onun oğlu Muzaffereddin
Yavlak Arslan (Muzaffereddin Gazi) ve onun da oğlu Nasreddin
Mahmud Bey geçmiştir.
--2--
Böylece yüzyıl boyunca bu beyler Kastamonu'yu idare etmişler ve daha
sonra yönetimi başka bir Türk hanedanı olan Candaroğulları'na
bırakmışlardır.


Sonuç ve Öneriler:


1- Atabey Gazi'nin temellerini attığı bu beylik, Türk devletine her
zaman sadakatle bağlı kalmıştır. Bugün yöre halkındaki devletine bağlılık
geleneğinin özünde Atabey Gazi'nin harcı bulunmaktadır.
2- Atabey Gazi (Kırkdirekli) Camii'nde bugün halen Kılıçla
Hutbeye Çıkma geleneği sürdürülmektedir. Çünkü burası Fetih Camii
olarak kabul edilmektedir. Bu gelenek sürdürülmeli, hatta her Cuma, cami
imamı hutbede Atabey Gazi'nin ismini zikrederek ona ve soyuna duada
bulunmalıdır.
3- Atabey Gazi Camii ve Türbesi iyi korunmalı, çevre düzenlemesi
yapılabilmesi için, civardaki bazı yapılar yetkili merciler tarafından istimlak
edilerek geniş ve nezih bir mekân temin edilmelidir. Böylece ziyaretçilerin
uğrak yeri olacak yeni bir tarihî mekân kazanılmış olacaktır.
4- Atabey Gazi Mahallesinin adı yaşatılmalıdır.
5- Atabey Gazi Medresesi'nin bulunduğu yerde şu anda Atabey Gazi
Ortaokulu (İmam Hatip) bulunmaktadır. Bu okul öğrencilerine Atabey
Gazi'nin tarihî kimliğini ve misyonunu anlatacak programlar yapılmalıdır.
6- Atabey Gazi adına bir park yaptırılmalı ve bu parkta, Emir Kara
Tekin'in, Atabey Gazi ve onun soyundan gelenlerin, Candaroğulları
beylerinin ve daha sonraki dönemlerde Kastamonu'ya hizmet etmiş bazı
devlet adamlarının büstleri yaptırılmalı, bunları tanıtıcı levhalar
konulmalıdır.
7- Kastamonu'da bazı sokak ve binalara Hüsameddin Çoban Bey
adı da verilerek bu ismin de unutulması önlenmelidir.
8- Atabey Gazi ve Kastamonu'da Selçuklu egemenliği ile ilgili büyük
katılımlı bir konferans programı da tertip edilmelidir.
9- Kastamonu için hayatını feda etmiş veya emek sarf etmiş her
Türk büyüğüne aynı saygı ve ilgi gösterilmeli, köklü geçmişimizin yeni
nesillerle buluşması sağlanmalıdır.