İstanbul’un Fethi’nin 562. yıldönümü münasebetiyle, Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı Kastamonu Şubesi ve Ülkü Ocakları Kastamonu İl Başkanlığı’nın birlikte düzenlediği Geleneksel 26. Fetih Şöleni’ne hepiniz hoş geldiniz, safalar getirdiniz, şeref verdiniz.
…Öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyor ve bundan tam 562 yıl önce kutlu bir fetih gerçekleştirerek Hz. Peygamber (s.as.)’in mübarek müjdesine nail olan Fatih Sultan Mehmet Han’ı anmak ve İstanbul’un Fethini kutlamak amacıyla burada gerçekleştirdiğimiz etkinliğin hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Sizlerden de Allah razı olsun, ayaklarınıza sağlık…
Değerli konuklar,
Bu seneki Geleneksel Fetih Şöleni üç aşamadan oluşuyor:
Birinci bölümde 22 Mayıs Cuma günü İsmail Bey Camii’nde Sultan Fatih ile Kastamonulu annesi Halime Hüma Hatun, dayısı Candaroğlu İsmail Bey, halası Selçuk Hatun ve diğer akrabalarının ruhlarına okunan hatimlerin duasını yaptık ve vatandaşlarımıza ikramda bulunduk.
İkinci bölümde ise bu akşam burada Fetih Şöleni konseri çerçevesinde Atilla Yılmaz ve Ahmet Şafak’ı dinleyeceğiz. Ülkü Ocakları Genel merkezi olan bu sanatçılarımızı aramızda görmekten mutluluk duyuyor ve kendilerine buradan hoş geldiniz diyoruz.
Üçüncü bölümde ise bu yıl yeni bir etkinlik olarak Kırkçeşme Mahallesi’nde bulunan ve Fatih’in öz halası olan Selçuk Hatun (Hatun Sultan) türbesini 29 Mayıs Cuma günü ziyaret ederek Fetih Haftamızı tamamlamış olacağız.
TÜRKAV olarak 1989 yılında Devrekâni Çayırcık’ta başlattığımız Fetih Şöleni etkinlikleri, son 10 yıldır Kastamonu merkezinde yapılıyor. Türkav’ın bu etkinlikleri 26 yıldır yapmasının ve bundan sonra da devam ettirmeyi hedeflemesinin birkaç önemli nedeni var. Bunları şu dokuz maddede sıralayabiliriz:

  1. İstanbul’un, büyük Türk Hakanı Sultan Fatih tarafından hangi amaçla ve hangi şartlarda fethedildiğini genç nesillere anlatmak. Böylece fethin önemini idrak ederek yüksek ülküler peşinde koşan, büyük hedefleri olan bir Türk nesli yetiştirmek. Bu gençleri, karşılık beklemeden ülkesi, milleti, kutsal değerleri uğruna sevdiği her şeyden vaz geçebilen, mevki hırsı gözetmeyen, adaletten ayrılmayan, yetim malı yemeyen, hırsızlık- yolsuzluk yapmayan, ekmeğini taştan çıkaran “büyük adam”lar sınıfına yükseltmek.
  2. Yıllar önce bir kısım haddini bilmezler tarafından Sultan Fatih’in annesinin “Türk ve Müslüman olmadığı” şeklindeki asılsız iddialarla bu ulu Türk hatununun karalanmasına bir tepki olarak başlatılan bu Fetih Şöleni vasıtasıyla, Fatih’in annesi Halime Hüma Hatun’un, Kastamonu’dan Bursa’ya gelin giden soylu bir Candaroğulları prensesi, bir Oğuz kadını olduğu gerçeğini dile getirmek.
  3. Bu hatunun babası Candaroğlu İbrahim Bey’i ve dedesi İsfendiyar Bey’i de bu vesile ile Kastamonu’da yâd etmek.
  4. Sultan Fatih’in dayısı Candaroğlu İsmail Bey’i anmak, bıraktığı hayır eserlerini tanıtmak, türbesinin Kastamonu’da kabrinin ise Filibe’de olduğu hüzünlü gerçeğini kamuoyu ile paylaşmak. Onun Filibe’deki türbesini ayağa kaldırmak.
  5. Fatih’in özbeöz halası olan Selçuk Hatun’un, Candaroğlu İbrahim Bey’le evli olarak Kastamonu’da uzun yıllar yaşadığını ve vefat eden çocukları için bu şehirde bir türbe yaptırdığını, kocasının ölümü üzerine baba ocağı Bursa’ya döndüğünü dile getirmek.
  6. Fatih’in oğlu Cem Sultan’ın Kastamonu’da 7 yıl valilik yaptığına ve bu vilayette Cem Sultan Bedesteni gibi hayır eserleri bıraktığına işaret etmek.
  7. Fatih’in torunu ve Sultan II. Bâyezid’in oğlu olan Şehzade Mahmud’un da Kastamonu’da 20 yıl valilik yaptığını ve adına eserler bıraktığını hatırlatmak.
  8. Kastamonu’nun Fatih zamanında savaşsız ve kan dökülmeden Osmanlıların eline geçtiğini, Kastamonu insanının bu nedenle devletiyle barışık olduğunu; bu şehir halkının Osmanlılardan Cumhuriyete her dönemde devletine bağlı, vatanını milletini seven, devletine başkaldırmayan, hainlik yapmayan, gerekirse cepheye koşup şehit olan, hakkını aramak için yaygara koparmayan, yolsuzlukla- hırsızlıkla işi olmayan ama yoksullukla boğuşan, kendi halinde insanlar olduğunu dile getirmek.
  9. Kastamonu’nun yeniden atağa geçmesi, silkinmesi, kendini ayağa kaldıracak devlet adamları, ilim adamları, mucitler yetiştirmesi, düşünen- üreten- uygulayan, hakkını kimseye kaptırmayan bireyler ortaya koymasına katkı sağlamak.

Değerli konuklar, esasen TÜRKAV, Kastamonu’ya hizmet için var, Fetih Şölenleri Kastamonu’ya yeni bir ruh vermek için yapılıyor. Şu anda binlerce kişinin katıldığı 26. Fetih Şöleni’nde de bu ruhu, bu şahlanışı, bu heyecanı görüyoruz. Bu etkinlik amacına ulaşıyor, çünkü Kastamonu’da bazı dernek ve vakıflar da fetih programları yapmaya, İsmail Bey camiine giderek programları oradan başlatmaya çalışıyorlar. Yani Türkav’ın etkinlikleri takip ediliyor ve de taklit ediliyor. Bu da Türkav’ın doğru yolda olduğunu ve faydalı işler yaptığını gösteriyor.
Bu vesileyle TÜRKAV’ı yaşatan eski başkanlarımıza, yönetimlerine, maddi-manevi katkı sağlayan büyüklerimize, MHP Kastamonu Milletvekilimize ve milletvekili adaylarımıza, İl ve İlçe başkanlıklarına, Türkiye Kamu-sen’e ve özellikle bu geceki programı birlikte düzenlediğimiz Kastamonu Ülkü Ocakları yönetimine ve fedakâr gençlerine teşekkürü burada bir borç biliyorum.
Teşrifinizden dolayı siz saygıdeğer misafirlerimize şükranlarımı sunuyor, bundan sonraki etkinliklerimizde sizleri aramızda görmekten şeref duyacağımı belirtiyorum.
Geceniz kutlu olsun, yarınlarınız umutlu olsun, bahtınız açık olsun, Allah yâr ve yardımcınız olsun… Allah’a emanet olunuz…

Doç. Dr. Cevdet Yakupoğlu
Türkav Kastamonu Şube Başkanı