30.05.2016

Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı (TÜRKAV) Şubesi, İstanbul’un Fethi’nin 563’üncü yılını kutlama ve Fatih Sultan Mehmet Han ve Annesi Hüma Hatun’u anma amacıyla, Fetih Şöleni düzenledi. Santra Park’ta düzenlenen 27’nci Geleneksel Fetih Şöleni kutlamalarında, hemşerimiz Polis Memuru Uğur Yıldız’ın şehit olması dolayısıyla programın müzikli kısımları iptal edildi.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla ile başlayan Fetih Şöleni, İmam Hatip Lisesi öğrencisi Emre Kısa’nın Kuran-ı Kerim tilaveti ve İl Müftülüğü vaizlerinden İbrahim Kurt’un duasıyla devam etti. TÜRKAV Şube Başkanı Abdullah Ünal’ın protokol konuşmasının akabinde, TEKBİR İlahi Grubu tasavvuf müzikleriyle geceyi renklendirdi. Şölen, şiir dinletisi ve şiir okuma yarışması ödül töreninin ardından Küre-i Nühas İstiklal Yolu Mehter Takımı gösterisiyle sona erdi.
Programa geçmiş dönem MHP Milletvekili Emin Çınar, Ülkü Ocakları İl Başkanı Resul Köprülü, Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Nedim Afacan, iş adamı Hayati Hamzaoğlu, çeşitli kurum ve kuruluş temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
“HAÇLI HAYALLERİ, YURDUMUZU ELİMİZDEN ALMAK İÇİN FIRSAT ARAMAKTADIR”
Fetih Şöleni’nde konuşan TÜRKAV Şube Başkanı Abdullah Ünal; “Bugün karşımıza çıkan küresel tuzaklar ve oyunların başlangıcı, 1453 yılında İstanbul’un Türkler tarafından fethi ile başlayan süreçle yakından ilgilidir. Bu tarih, öç ve intikam duyguları, korku ve nefretle karışarak Türk ve İslam medeniyetinde yüzyıllar sürecek bir husumetin ve önyargının da başlangıcı olmuştur” dedi.
“TÜRKLERİ ÖNCE İSTANBUL’DAN, SONRA ANADOLU’DAN ATABİLMEK İÇİN ASIRLARDIR BİR MÜCADELE SÜRMEKTEDİR”
Fethin, yabancılar için sarsıntı yarattığını vurgulayan Ünal; “Fetih, elbette bizler için muhteşem bir dönemi ifade etmektedir. Ancak, İstanbul’un Türklere geçişi yabancılar için asla unutamadıkları bir sarsıntı ve kaybın da başlangıç noktasıdır. Bu tarihten sonra Avrupa merkezli Türk ve İslam düşmanlığı dalga dalga yükselmiştir. Türkleri önce İstanbul’dan, sonra Anadolu’dan atabilmek için asırlardır bir mücadele sürmektedir. Fetih ile birlikte kin ve intikam duyguları ile beslenen haçlı hayalleri, İstanbul’u ve aziz yurdumuzu elimizden almak için fırsat aramaktadır. Nitekim Anadolu’dan Türklüğü atmak üzere Mondros ile yola çıkan kuvvetler, 1920’de işgal ettikleri İstanbul’umuzu, 1923’de terk ettiklerinde yarım kalmış emellerini vicdanlarında hep saklı tutmuşlardır” ifadelerini kullandı.
“SEVR VE MONDROS ZİHNİYETİ ASLA ANADOLU TOPRAĞI ÜZERİNDEKİ EMELLERİNDEN VAZGEÇMEMİŞTİR”
Yaşanan terör olaylarını yabancı devletlerin emellerine bağlayan Ünal; “Fethin 563’üncü yılını kutladığımız bu şanlı günlerde, yurdun bir bölümünde yaşanan terör olayları ve ardı arkası kesilmeyen şehit cenazeleri, bizlere bir kez daha göstermiştir ki; Sevr ve Mondros zihniyeti asla Anadolu toprağı üzerindeki emellerinden vazgeçmemiştir” dedi.
“KASTAMONU’MUZUN YİĞİT EVLADINI RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ”
Konuşmasında şehidimize de değinen Ünal; “Nusaybinde kahpece tuzaklarla pusuya düşürülen şehidimiz Polis Memuru Uğur Yıldız kardeşimizi, kutlu yolculuğa uğurladık. Yakınları ‘Ölüm olduktan sonra, şurada da olur’ deyip, inancın zirvesinde bir duruş göstererek vatan müdafaasında, kahramanca çarpışıp şehadet şerbetini içen Kastamonu’muzun yiğit evladını bu vesileyle rahmet ve minnetle anıyor; şehidimizle birlikte tüm şehitlerimizin ruhlarının şad, kabirlerinin pür-nur, makamlarının cennet olmasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum” diye konuştu.
“KASTAMONU’NUN FATİH VE FETİH İLE BİRÇOK YÖNDEN BAĞI VARDIR”
TÜRKAV olarak, 27 yıldır Kastamonu’da; İstanbul’un Fethi ve Fatih’in Annesini Anma Etkinlikleri düzenlediklerini söyleyen Ünal; “Kastamonu’nun Bursa, Edirne, İstanbul ve özellikle de Fatih ile olan manevi bağlarını dile getirmekteyiz. Fatih, Kastamonu’ya olan vefa borcunu bu memleketi alırken kan dökmeyerek ve oğlu Cem Sultan’ı Kastamonu’ya vali yaparak ödemiştir. Kastamonu da Fatih’e olan şükran duygularını ve akrabalık bağlarını, yapacağı programlar ve edeceği dualar ile yaşatacaktır. Türk ve İslam dünyasının büyük hükümdarlarından Fatih Sultan Mehmet Han’ı, Kastamonulu akrabalarını, bütün Türk büyüklerini ve aziz şehitlerimizi burada bir kez daha rahmetle anıyoruz. Kastamonu’nun Fatih ve Fetih ile birçok yönden bağı vardır. İstanbul’un fethi sırasında Candaroğlu İsfendiyar Bey’in oğullarından Kasım Bey de görev almış, hatta Fatih onu elçi olarak Bizans’a göndermiştir. Fetih hazırlıkları esnasında Kastamonu’dan donanma malzemesi ve bakır madeni gönderilmiştir. Dolayısıyla Sultan Mehmet’in başarılarına sahip çıkmak, Fatih ve Fetih ile Kastamonu arasındaki bağı, gelecek nesillere aktarmak bizlerin sorumluluğu ve görevidir” açıklamasında bulundu.