TÜRKAV VE FETİH ŞÖLENİNİN  KISA TARİHÇESİ

            Temmuz sıcağının şiddetlendiği, Milliyetçi Camianın sığınacak bir yuva aradığı yıllardı. 1989 yılında çok zor şartlarda Kastamonulu arkadaşlarımız ve misafir olarak burada görev yapan dostlarımızın, gönüldaşlarımızın diğer bir ifadeyle “ YETMİŞ” erleri ile
“ TÜRKAV” ın Ankara’dan sonraki ilk şubesini kurmak bizlere nasip oldu.
Vakfımızın hizmet erlerinden Mustafa GEZİCİ bir toplantıyı takip etmek için çıkmıştı. Gittiği yerde  Abdurrahman DİLİPAK konuşmacı imiş. Fatih Sultan Mehmet’in anası “ Rum” demiş ve Mustafa Gezici arkadaşımız, araştırma yaptığı konu ile ilgili belgeyi Dilipak’a uzatmış.DİLİPAK belgeyi sessizce okumuş ve bir daha o mevzuya girmemiş. Çünkü o belgede, Fatih’in annesi Halime Hatice Hüma Hatun’un Candaroğulları Beyin kızı, İsmail Bey’in kardeşi olduğu ve Murat Han’a gelin gittiği, Fatih’in öz annesi, yani has kadın olduğu yazıyordu.
      Bu yaşanan olayın bir tesadüf değil, tevafuk olduğuna inandık. O günden sonra düğünün yapıldığı Devrekâni’nin Çayırcık mahallesinde bir Fetih Şöleni yapmaya karar verdik. Fatih’in dolayısıyla bizim de annemiz olan ve ismi dört “H” ile başlayan, Halime Hatice Hüma Hatun adıyla saraya giren anamıza “ Rum” denilmesi bizlere bu kararı aldırmıştı.
1990 tarihinden itibaren şölen için konferansa Ergün GÖZE, Mustafa ERKAL, Yavuz Bülent BAKİLER, Necdet SEVİNÇ gibi büyük edip ve şâirleri konuşmacı olarak getirdik.
Fâtih’in annesi Hüma Hatun, Bursa’da Murat Han’ın kabrinin yanında ebedi uykusunda, kendisine “ Rum” diyenlere lanet okumaktadır. Kitabesinde dört “ H” nin yanında “ tacun nisa” yani “ taclı kadın” yazmaktadır. Kitabesinin resmini çekip bana gönderen Necdet SEVİNÇ Bey’e tekrar teşekkür ediyorum.
       Biz, Fatih’in annesini verdik diye gururlanma gibi bir ruh hali içinde değiliz. Osmanlı’nın nesebi bozuluncaya kadar, sahih nesiller veren o anaların, Türk-cihan hâkimiyeti ülküsünü gerçekleştiren ulu hakanları yetiştirmesi ve dünyaya Türk mührünü vurdurmalarından dolayı kıvançlı ve gururluyuz. Bu vesile ile şanı büyük geçmişimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Sultan Alparslan “ Size öyle bir yurt aldım ki, ebediyen sizin kalacaktır.” dediğine göre; Türk milleti olarak, bu ifadenin altını kanımızla imzalıyoruz.

 

                                                                                              Yılmaz GÖDELOĞLU
                                                                                             Türkav Kurucu Başkan