20.12.2014

TÜRKAV’DAN “ÜLKÜDE BİRLİK ÜLKEDE DİRLİK” PROGRAMI
Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı Kastamonu Şubesi, bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Tarih ve Kültür Gecesi’nin ana konusunu “ülküde birlik ülkede dirlik” olarak belirledi.
Her yıl Aralık ayı sonlarında tertip edilen Tarih ve Kültür Gecesi, bu yıl 20 Aralık 2014 Cumartesi günü akşamı saat 19.00’da Kastamonu Halk Eğitim Merkezi Salonu’nda yapılacak. Programa konuşmacı olarak Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ruhi Ersoy davet edildi. Çok sayıda televizyon programına katılan,gazete ve dergilerde güncel konularla ilgili yazılar kaleme alan Doç. Dr. Ersoy’un ele alacağı gündem maddelerinden birini Suriye ve Irak olayları oluşturacak ve programda “Suriye, Irak ve Türkiye’yi nasıl bir gelecek bekliyor? Türkiye’nin dirlik ve düzenliği nasıl korunabilir?”gibi soruların cevapları aranacak. Ayrıca programda Suriye Türkleri ile ilgili sinevizyon gösterisi gerçekleştirilecek ve Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nevzat Şensizoğlu tarafından Kerkük Türklerinin dramını anlatan “Oy Men ÖlmüşemGavimGardaşNerdesen?başlıklı şiir seslendirilecek.
Türkav Şube başkanı Doç. Dr. Cevdet Yakupoğlu konuyla ilgili yaptığı basın açıklamasında; 2012 yılı Aralık ayında yaptıkları I. Tarih ve Kültür Gecesi’nin ana başlığını “Türk İlim ve Fikir Adamlarını Anma”, 2013 yılında tertip ettikleri II. Tarih ve Kültür Gecesi’nin gündem konusunu ise “Uygur Türklerinin Doğu Türkistan’da Maruz Kaldıkları Çin Zulmü” olarak belirlediklerini ve ilgili bu programları da bu çerçevede başarıyla gerçekleştirdiklerini söyledi. Son günlerde Türkiye’nin yakın çevresinde meydana gelen önemli hadiselerden Suriye Olayları ülke gündemini işgal etmekte olduğu için bu konu üzerine bir program hazırlamayı faydalı bulduklarını söyleyen Doç. Dr. Yakupoğlu açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:
“Halep, Hama, Humus, İdlip, Lazkiye, Rakka, Şam gibi güzel şehirleri bünyesinde barındıran Suriye, tarihinuzun bir sürecinde Türk Milleti’nin hafızalarında önemli bir yer edinmiştir. Son bin yıllık bölge tarihi incelendiğinde Türkler Suriye’yi adalet ve huzur ortamında yönetmişler; halkın can, mal, namus emniyetini temin için büyük fedakârlıklarda bulunmuşlardır. Bu sayede Türkler, Suriye’de neredeyse 1000 yıllık bir egemenlik tesis etmişlerdir. Tarihte 100 yıllık dilimler halinde geriye gidildiğinde bu durum çok iyi görülecektir. Örnek olarak Halep’in tarihi, kronolojik olarak aşağıda verilmiştir:
1914 Yılında Halep: Osmanlı Devleti İdaresi (Türk Yönetimi),
1814 Yılında Halep: Osmanlı Devleti İdaresi (Türk Yönetimi),
1714 Yılında Halep: Osmanlı Devleti İdaresi (Türk Yönetimi),
1614 Yılında Halep: Osmanlı Devleti İdaresi (Türk Yönetimi),
1514 Yılında Halep: Memlûk Devleti İdaresi (Türk Yönetimi),
1414 Yılında Halep: Memlûk Devleti İdaresi (Türk Yönetimi),
1314 Yılında Halep: Memlûk Devleti İdaresi (Türk Yönetimi),
1214 Yılında Halep: Eyyûbi/Selçuklu Devleti İdaresi (Türk Yönetimi),
1114 Yılında Halep: Selçuklu Devleti İdaresi (Türk Yönetimi),
1014 Yılında Halep: Bizans Devleti İdaresi (Doğu Roma/ Grek Yönetimi),
* 935-969Yılları Arasında Halep: İhşidîlerDevleti İdaresi (Türk Yönetimi),
914 Yılında Halep: Abbasi Devleti İdaresi ( Müslüman Arap Yönetimi),
* 868-905 Yılları Arasında Halep: Tolunoğulları Devleti İdaresi (Türk Yönetimi).
Aynı tablo Şam, Kudüs, Hama gibi şehirler için de oluşturulabilir. Görüldüğü üzere Suriye’de 1000 yıllık bir Türk etkisi vardır. Günümüzde o coğrafyada bizimle geçmişi bir, dili bir, kültürü bir olan soydaşlarımız ve yüzlerce yıldır kader birliği ettiğimiz dindaşlarımız vardır. Türkiye ve Suriye’de yaşayan vatandaşlar bir zamanlar tarihte Haçlı taarruzlarına karşı omuz omuza birlikte mücadele etmişlerdi. Şimdi ise Suriye kan gölüne çevrildi. Büyük güçler adına Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) dedikleri küresel planlarla Afganistan’a kan kusturdular. Irak ve Suriye haritalarını yeniden çiziyorlar. “Maşa terör örgütleri” ortaya çıkararak bunlar eliyle İslam dünyasına kendi istedikleri düzeni getirmek, Müslüman toplumları korku imparatorluğu sınırları içine almak istiyorlar. Türkiye’yi ise bir çıkmaza doğru sürüklemeye çalışıp, nüfusuyla oynayarak, sahte etnik- dinî çatışmalar ortaya çıkararak diz çöktürmeyi amaçlıyorlar. Ancak Türk Milleti kısa zaman içinde bu oyunu bozacak ve milli duruşunu dost düşman herkese mutlaka gösterecektir.”
Bu cümlelerle basın açıklamasına son veren Türkav Kastamonu şube başkanı Doç. Dr. Cevdet YakupoğluTürkiye, Irak ve Suriye ile ilgili gündemi takip etmek isteyen bütün Kastamonuluları ve basın camiasını 20 Aralık Cumartesi akşamı Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan Tarih ve Kültür Gecesi’ne katılmaya davet etti.

 

Doç. Dr. Cevdet YAKUPOĞLU
Türkav Kastamonu