HABİBULLAHA AŞIĞIM

 

Âteş-i hasret ile secde eder daim başım,
Derd-i firak ile dolup taşar kanlı yaşım,
Beklerim gecelerde belki açılır kapım,
Bir görünüp bir kaçan hayaline aşığım.

 

Adem-i vücudun yakar dîdarım bendeni,
Zari zari inletip ummana salar beni,
Kapında dilenirim boş çevirme ellerimi,
Sebeb-i varlığım o gülüşüne aşığım.

 

Vuslatım olmazsa muradın vasıl olamam,
Yaralı kalbim elimde kapını çalamam,
Bilirsin hasret ile gurbette yaşayamam,
Can alıp canlar katan cemâline aşığım.

 

İzin var mı ki hatalarımla huzuruna varayım,
Sahisi varken hayalinle mi avunayım,
Gel artık deyiver ben de lütfuna dalayım,
Mükemmel siretine, suretine aşığım.

 

Göklere açsam derdim arş-ı alâ sallanır,
Arza sorsam çaresini boynu bükük kalır,
Halimi anlayan ne dost ne dildaş vardır,
Halilim, mahzen-i esrar sadrına aşığım.

 

Sorma garip bülbüle niçin aşıktır güle,
Neden dönmüştür Mecnun misâli dîvaneye
Bir lezzet ile bin dert versen de bekleyenine,
Hem cemâline hem de celâline aşığım.

 

Sabır nedir bilmezdi benden öğrendi severken,
Hasret kapım çalıverdi vuslat vuslat derken,
Tek aynı havayı teneffüs ümidim varken,
Benden esirgediğin nefesine aşığım.