HUZUR DERSLERİ
              
Ey dünyaya aldanan kişi
Bitmez bu âlemin türlü işi,
Bırak gaflet veren her şeyi,
Kaçırma; başlıyor huzur dersleri.

Ne mal ne mülk fayda verir ahrette,
Bilesin ki saadet ilimdedir ilimde,
İlim ehlinin yanına oturmuş Peygamberin de,
Diz çöküp dinle; neler anlatıyor huzur dersleri.

Rabbine gerçek kulluğu orda öğrenirsin,
Peygamberini o latif sözlerle seversin,
Günahlarından sıyrılıp; bir güzel hafiflersin
Özünü doğrult gel, safa veriyor huzur dersleri.

Sohbetin mekânı Allah'ın evi olunca,
Söz Kelâmullah, söyleyen kutlu Zât olunca,
Kutsal Kitabı bize sunan Musa Hoca olunca,
Bir başka tatlı oluyor huzur dersleri.

Pazar günleri öğle namazını kılınca,
Cuma akşamları yatsıyı edadan sonra,
Eyvah dersin elden gittikten sonra,
Başka yerde yapılmıyor böyle huzur dersleri.

Bıkmadın mı dertten, hüzünden, elemden,
Yorulmadı mı bedenin dünya yüklerinden,
Daralmadı mı ruhun bu hapishaneden,
Âlemler gezdiriyor, yetiş huzur dersleri.

Bu dersleri bilip de gelmeyen gafiller,
Yarın mahşerde ne mazaret söyleyecekler,
Her cümleden taşıyor inciler, cevherler,
Mânâmızı zenginleştiriyor huzur dersleri.

Uyan gafletten şöyle bir düşün bir tart,
Bu derslere vakfedilen koca ömre bir bak,
Ne hastalıkta, ne soğukta tanımamış dur durak,
Fedakârlık timsâli olmuş huzur dersleri.

 

Ayırma Ya Rab, bir kere olsun bu kutlu demden,
Adının, kelâmının yâd edildiği mübarek sohbetten,
Gönül şifa bulabilir mi başka hiçbir yerden,
Ruha, akla, bedene sıhhat veriyor huzur dersleri.