YALan Ve hİLe
Yalan, olmayan bir durumun ya da olayın olmuş gibi gösterilmesi; hile ise aldatma ve sahtekârlık anlamına gelen bir kavramdır. Örneğin hasta olmayan bir kişinin hastaymış gibi davranması, kusurlu bir malın müşteriye kusursuz gibi satılması  bir hiledir.

Hile yapan kişi ilk başta kazançlı gibi görünse de daha sonra onur ve saygınlığı zedelenir. Sürekli yalan söyleyen –hatta kendi söylediği yalanlara kendisi de inanan-, insanları kandıran kişilerin toplumda saygın bir yerinin olması düşünülemez. Alllahu Teala , Kur’an-ı Azimüşşan’da : “ Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin.”            ( Azhab 70) buyurmuştur.
İnsanlar arasındaki güven duygusunu ortadan kaldıran hile ve yalan, kral ya da şehzadenin elinde bir silah gibi kullanılırsa zulme dönüşür. Fakat herkesçe malum olan şu son kaçınılmazdır:     
“ Zulm ile âbad olanın, akıbeti berbâd olur.”
Adaletin gerçekleşmesi için gerekli olan şahitlik kurumu, yalan şahitlikle zedelenir ve haklı ile haksızın ayırt edilmesini zorlaştırır. Bozacının şahidi şıracı olursa haklı olan hakkını alamaz, suçlu kişi ise cezalandırılamaz. Hatta haklı olan kişiler topluma haksız gibi gösterilebilir. XVII. Yüzyıl ünlü divan şairi Nefi’nin şu hicvi meşhurdur:
“ Bana kâfir demiş .......  efendi
Tutalım ben diyem ona müselman
Varıldıkta yarın rûz-ı cezaya
İkimiz de çıkarız anda yalan”
( Bana .......... Efendi kâfir demiş, tutalım ben de ona Müslüman diyeyim. Yarın mahşer günü hesaba çekildiğimizde ikimizde orada yalancı çıkarız.)
Tabiî ki rûz-ı cezada terazi şaşmayacak, her şey ortaya çıkacaktır. Çünkü Allah’ın adaleti tamdır. Saf insanları hile ve yalanlarıyla kandırmak, acıma duygularını kullanmak bu dünyadaki basit insanların basit bir yöntemidir.
Hem dinimiz hem de töremiz mucibince kesinlikle yalan ve hileden uzak durmalı, gerek iş gerekse günlük yaşantımızda doğru ve dürüst hareket etmeliyiz. Ziyâ Paşanın şu beyti herhalde hayat düsturu edinilebilecek düzeyde bir vecizedir:
“ İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah
Yardımcısıdır doğruların Hazret-i Allah”

MEHMET UYSAL