FEYİZLER ŞEHRİ KASTAMONU

Altından üstüne fışkırır nurlar,
Her yanını kuşatır; Kastamonu’nun.
Selâmlar gönderir Pirler, Ulular,
Can verir dirilere; Kastamonu’nun.

Çamdan ormanlara Hےlar çekerek,
Bereketler dağıtır; Kastamonu’nun.
Gelenini, gidenini severek,
Duâlar eder insanı; Kastamonu’nun.

Kayadan tepeleri oldukça çoktur,
Görkemli anıtlar gibi; Kastamonu’nun.
Emeğiyle geçinir, gözleri toktur,
Genci, ihtiyarı; Kastamonu’nun.

Her köşesinden bir ULU VELÎ,
Delileri ile beraber; Kastamonu’nun.
Hoş sedâlarla akar ma’rifet seli,
Bütün kubbelerinden; Kastamonu’nun.

Şadırvanlar, çeşmeler okşar gözleri,
Şifalar dağıtarak; Kastamonu’nun.
Feyizli, Nurlu, billur sözleri,
Dağlar özlerini¸ Kastamonu’nun.

Aşıklı, Benli, Sacayaklı SULTANI,
Türbelerde yatar; Kastamonu’nun.
Feyzi’si, Seyidi, Şeyh Şaban’ı,
Huzurlar veriyor; Kastamonu’nun.

İsfendiyar, İsmail, Atabey GAZİ,
Mühürler vurmuşlar; Kastamonu’nun.
Fetihlerle geçmiş bir bütün mâzi,
Şerefler âbidesi; Kastamonu’nun.

Ufkunda minareler gökleri deler,
Süsler tablosunu; Kastamonu’nun.
Dizilmiş yanlarında çil çil kubbeler,
Rahmetler saçıyor; Kastamonu’nun.

Heybetli kalesi, turistin hevesi,
Gezerler tepesinde; Kastamonu’nun.
Hattatlar yurdu, Sanat yöresi,
Her yeri antika; Kastamonu’nun.

Valilik Konağı, Kültür Sarayı,
Altyanında Maliye; Kastamonu’nun.
Sağ yönünde yer alır, Asker Alayı,
Şanlı bayrağı ile; Kastamonu’nun.

Şehitler dizilmiş ATA’larıyla,
Kağnının yanında; Kastamonu’nun.
Şerife Bacı silahlarıyla,
Kurtuluş Savaşında; Kastamonu’nun.

Oyarlar cevizden türlü şekiller,
Dolabında, sedirinde, Kastamonu’nun.
Minberden Mihraba uzanır eller,
Yazılır, nakşolur; Kastamonu’nun.

 

Zemzemden suyu var, Kâbe’den toprağı,
Misk gibi kokuyor; Kastamonu’nun.
Gönlünde yanıyor Feyiz çerağı,
Sönmeden dâima; Kastamonu’nun.

Sucuğu, pastırması kendine özgü,
Asarlar vitrinlere; Kastamonu’nun.
Sofra altı dokunur, ne güzel örgü,
Evinde, köyünde; Kastamonu’nun.

Et ekmeği, çöreği bir başka olur,
Âfiyetle yenir; Kastamonu’nun.
Sarımsağı dünyaca şöhretler bulur,
Doyum olmaz tadına; Kastamonu’nun.

Ilgaz’dır güneyinde yükselen dağı,
Devâlar yüklüdür; Kastamonu’nun.
Yaşayacak bir gün en güzel çağı,
İnşallah bu halkı; Kastamonu’nun.

 

Kuzeyinde, Güneyinde tüter bacası,
Sunta fabrikaları; Kastamonu’nun.
Anlatmakla bitmez zevk-ü sefası,
Çekme helvasını; Kastamonu’nun.

Ortasından geçer küçük bir nehir,
Akar Karadeniz’e; Kastamonu’nun.
Hedefi yükselmek, zirveye çıkmak,
Kültür’de, Sanayi’de; Kastamonu’nun.

Taştan köprüsü şehrin simgesi,
Tarihten ses verir; Kastamonu’nun.
Kaya mezarları sırlar belgesi,
Gizemlere götürür; Kastamonu’nun.

Doğu zirvesinde saat kulesi,
Sürgüne gönderilmiş; Kastamonu’nun.
Hanları, Hamamları, Sanat Sergisi,
Şaheser vakıfları; Kastamonu’nun.

 

Çevresini sıra dağlar çevirmiş,
Dört yanı ormandır; Kastamonu’nun.
Üzerine ruhâniler eğilmiş,
Güzeller güzeli; Kastamonu’nun.
23.10.2000
Musa ÖZDAĞ
KASTAMONU